18 Kasım 2009 Çarşamba
Bir Şiir Yazmalıyım..
Bir şiir yazmalıyım
Ne sen olmalısın için de
Ne de ben..
Aşk şiiri olmalı bu ama
Kimseye hitap etmeden anlatmalı aşkı
Kinayelerle ..
Sevgi sözcükleri olmalı için de
Hiç bir zaman hissetmediğim şeyler hissettirmeli bana
Gizemli olmalı
Tutkuyu hissetmeliyim okurken
Sevdirmeli seni bana
Yaşlar süzülmeli gözlerimden
Nedenli,nedensiz..
Bir şiir yazmalıyım
İçinden aşk geçmemeli
Nefreti öğretmeli bana
Acı çekmeliyim okurken
Kan akmalı gözlerimden
Siyaha boyamalı bütün dünyayı
Kin duyurmalı hayata karşı..
Bir şiir yazmalıyım
İçinde ölüm olmalı
Sonu hissettirmeli bana
İçimi titretmeli okurken
Buz tutmalı her yanım
Mezar olmalı odam bana
Ölüm koymalı noktayı sona..
Baba..
Nefret etmek bile sevmektir demişti biri bana
Doğruymuş baba..
Meğerse senden ne kadar nefret edersem edeyim
Bir o kadar da seviyormuşum..
Bugün anladım...
Aynaya baktığımda yüzünü gördüm baba
Gülümsüyordun bana
İşte o an anladım içimdeki boşluğun sen olduğunu.
Bu yeri doldurulamaz bir boşluk baba.
Her ne kadar kızgın olsam da sana
Kısa süren iyi günlerimiz geldi bir anda aklıma
O günleri özledim baba..
Sıcak kollarını özledim..
İlk defa ağladım bugün baba
Yokluğuna ilk defa ağladım..
Meğerse aramıza koyduğum duvarlar
Şeffaf birer naylonmuş baba..
Bugün anladım senden nefret ederek kendimi kandırdığımı
O kadar çok arayıp sesini duymak istedim ki
Ama yapamadım baba
Cesaret edemedim buna..
Halbuki alıştım sanmıştım yokluğuna
Alışamamışım baba, becerememişim bunu da..
Şimdi kim bilir nereler de ne yapmaktasın baba
Bilmiyorum...
Lanet olsun ki bilmiyorum..
İşte bu yüzden artık kendimden daha çok nefret ediyorum...
1 Kasım 2009 Pazar
Yağmur..
sonbahar geldi yine
yapraklar gibi sararıp soluyorum gün be gün ben de
yağmurlar alıp götürüyor yine geriye kalanlarımı
ağız dolusu küfürler savuruyorum ardlarından
duymuyorlar beni nasıl olsa
öyle bir kök saldım ki odama
ne yağan yağmurlar ne de dökülen yapraklarım
engel olabiliyor bu sessizliğime
sessiz değilim aslında
fırtınalar kopuyor içimde
ama duymuyor beni hiç kimse
cevap veremiyorlar bu amansız çığlıklarıma
duymalarını da istemiyorum zaten
kimse girmesin istiyorum yalnızlığımla arama
hem şair de dememiş mi zaten yalnızlık paylaşılmaz diye
paylaşamam ben de hiç kimseyle ...
yağmur başladı yine
sonsuz bir öfke saçıyor yer yüzüne
alıp götürüyor yine geride kalanlarımı
baka kalıyorum sadece arkalarından
el sallıyorum sonrada usulca
beni unutmayın diyorum
unutmayın beni
ben sizi hep hatırlayacağım çünkü
hepinizin izi var yüreğimde
silmeye kıyamadığım siyah kirli izleriniz duruyor hala benliğimde...
31 Ekim 2009 Cumartesi
Gitme..
gitme...
ellerini ellerimden ayırma
bu acıyı yaşatma onlara da
gitme...
nefesini kesme dudaklarımdan
buz tutarlar nefesin olmayınca
sıcaklığını onlardan esirgeme
gitme...
sen değil miydin gözlerindeki parıltı beni hayata bağlayan diyen
gidersen sönmezler mi
aynı canlılıkla bakarlar mı sanıyorsun
gitme...
tüm renkler kaybolur sen gidersen
siyah beyaz olur dünya
öyle bir hayat yaşamaya değer mi sanıyorsun
gitme...
kalbim bu acıya dayanamaz
bir daha atar mı sanıyorsun
sus..
gideceğini söyleme
sağır olur kulaklarım dayanamaz bu kelimelere
bakma yaşlı gözlerle gözlerime
gitme...
beni sessizliğe mahkum etme
gitme..
kalbime müebbet verme
onu da cezalandırma seni her gördüğünde durmadan attı diye
gitme..
sen gidersen yok olur tüm kırmızılar
bilirsin severim kırmızıyı
siyaha boyamama izin verme dudaklarımı
gitme..
kokunu ayırma benden
ölmeme izin verme
gitme...
solar yok olurum sen olmadan
suyumsun sen benim
canımsın bana hayat verensin
gitme..
gidiyorsun madem gözlerimi de al yanına
görmesin senden başkasını bir daha
ellerimi de al
dokunmasın başka bir tene asla
kalbimi de götür yanın da
atmasın sen olmadan bir daha..
29 Ekim 2009 Perşembe
Türkülerle Ölmek
Bir sürü arkadaşım olsa
Bütün gün solcu türküleri dinlesek
Seyduna bitse cevdet başlasa
Hepsi birbirini harmanlasa..
Rakı masası kursak
Sözcükler mezelere karışsa
Mezeler sözcüklere..
Sarhoş olsak
Sözcükler daha bir hırçınlaşsa
Memleketi tartışsak
Fikirlere saygı duysak
Şerefimize kadeh kaldırsak..
Saf olsak, temiz olsak
Kibir diye birşey olmasa
Sonra aşık olsak
Ama söyleyemesek
Her çalan türküde göz göze gelsek
Ama konuşamasak
Türkülerle sevsek birbirimizi
Türkülerle konuşsak
Türkülerle bakışsak
Türkülerle vurulsak
Türküler gibi olsak
Türkülerle ağlasak
Türkülerle gülsek
Sözcükler boğazımızda düğümlense
Sadece türküler anlata bilse içimizdekileri
Ara sıra tartışsak
Ama hiç darılmasak
Ülkemiz için savaşsak
Ölürken bile kol kola olsak
Göz göze gelsek
Ama hep gülümsesek
Hiç yaş akmasa gözlerimizden
Büyük bir hafiflik olsa üstümüzde
Kan gövdeyi götürse
Ama hiç oralı olmasak
Sadece biz bize ölsek
Kanlarımız karışsa birbirine
Ama hiç acı çekmesek
Yüzümüz gülse hala
Türküler gibi doğup
Türküler gibi ölsek...
26 Ekim 2009 Pazartesi
Birini sevdim...
ben birini sevdim
bembeyazdı teni
dokunsam solacak gibi
arkamı dönsem yok olacak gibi
ben birini sevdim
masmaviydi gözleri
baksam kör olacak gibi
denizlerde boğulacak gibi
ben birini sevdim
arkamı dönmeye korktum hep
bir gün gidecek sandım
bir anlık gözümü ayırsam
yok olacak sandım
ben birini sevdim
var mıydı yok muydu hiç bilemediğim...
ben birini sevdim
ölümüydü dirimiydi anlayamadığım..
ben birini sevdim
varlığını hissedemediğim..
birini sevdim...
25 Ekim 2009 Pazar
Sevmesin kimse beni ne olur
Beterin de beteriyim
Seviyorum derim sıkılırım
Sevmiyorum derim canımı feda ederim
Anlamışsınızdır sanırım
Dengesizin biriyim
Kalp hırsızı derler kimileri adıma
Çalar çalar kaçarım
Eski bir sandığım var evde
Hepsini içinde saklarım
Kimse bilmez aslında
Benim ruhum göçebe
Kalamıyor sabit bir yerde..
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)