7 Ocak 2012 Cumartesi

Kirli Islak Pencerem



ben insanları pencereden seyretmeyi severim
aralarına karışamam
korkarım..

kirli camımın arkasından bakarım mutluluklarına
korkularını görürüm en ufak şeylerden bile
rüzgarın uçurduğu kuru bir yapraktan belki
belki de hızla gelen bir arabanın altında kalmaktan
yada sevgi isteyen bir kedinin verdiği sıcaklıktan...

ne zaman yağmur yağsa koşuşan insanları izlerim
ıslak kirli camımın arkasından
yağmura inat el ele gezen çiftleri izlerim yüzümdeki tebessümle
kedilerin çöp kutularına sığınışına üzülürüm ve
hızla geçen arabaların arkasından küfür eden insanlara gülerim

ben insanları pencereden izlemeyi severim
kalp kırıklıklarını görürüm yüzlerinde
çaresizliklerine uzaktan şahit olurum
ama aralarına karışamam korkarım

korkarım onları izlediğimi bilmelerinden
perdenin arkasına saklanırım görmesinler diye

yağmurun cama vuruşunu izlerim zaman zaman
her kayan damlayı takip ederim gözlerimle
gözlerimi cama dayayıp damlalarla yarıştırırım göz yaşlarımı
bazen yağmur kazanır bu yarışı bazen de ben...

ben insanları kirli ıslak camımdan seyretmeyi severim
terk edilmişliklerini,
korkularını,
şaşkınlıklarını,
üzüntülerini
ve
mutluluklarını görürüm
ama onlar beni göremezler...
çünkü ben onlar için sadece kirli camımdan damlayan bir yağmur tanesiyim
belki de yarışı kazanan bir göz yaşı damlası...

25 Aralık 2011 Pazar

23 Aralık 2011 Cuma

Dur demesin kimse bana Gidiyorum...

Topladım yüreğimin bavullarını...
Gidiyorum..
Sanmasınlar bağırıp çağıracağımı,
isyanlar edeceğimi,
Söyledim zaten söyleyeceklerimi,
Susarak gidiyorum...
Ne bir ümidim kaldı bu aşktan yana,
Nede sabrım.
Aklımın biletlerini aldım
Gidiyorum...

16 Aralık 2011 Cuma

....

hatırlıyor musun?
bana kızdığın zaman ne yaparsın? diye sormuştun.
ben de sana kapıyı kilitler sinirim geçene kadar da dışarı çıkmam demiştim.

İşte şimdi kapılarımı kapattım sana, ne kadar çalarsan çal açmayacağım...

Biz Seninle Hiç...

bizim hiç seninle yan yana fotoğrafımız olmadı...
sahilden denize hiç taş atamadık seninle...
kumsalda boylu boyunca uzanıp yıldızları izleyemedik...
uçurtma uçuramadık rüzgara karşı...
sarılamadık birbirimize hiç doya doya...
gözlerimizin içine bakarak uykuya dalamadık...
yemek yapamadık birbirimize...
dizlerine başımı hiç koyamadım...
saçlarımı okşayıp kulağıma aşk sözleri fısıldamadın...
biz seninle hiç yağmurda ıslanmadık...
seni seviyorum demedik birbirimize...
dans edemedik hüzünlü bir şarkı eşliğinde...
ağlayamadık izlediğimiz filmlerin sonunda...

biz seninle hiç "BİZ" olamadık...

8 Aralık 2011 Perşembe

Tahammül edemiyorum

-Beş dakikaya geliyorum deyip, yarım saat sonra gelenlere.
-Seni seviyorum deyip, ilk fırsatta aldatanlara.
-Yalandan hoşlanmam deyip, her iki lafından biri yalan olanlara.
-Gördüğü her kızı yatağa atmaya çalışanlara.
-Kendisini çok bilmiş sanıp ona buna akıl vermeye çalışanlara.
-İki selam verdin diye üzerinde hak iddia etmeye çalışanlara.
-Hiç bir şeyden memnun olmayanlara.
-Sürekli şikayet edenlere.
-Hayat tarzını eleştirenlere.
-Dışına bakıp seni bir kalıba sokmaya çalışanlara.
-Kendinden başka kimseyi sevmeyenlere...

TAHAMMÜL EDEMİYORUM!!!


19 Kasım 2011 Cumartesi

SUS...

hayat çok garip..
ne yazabileceğim bir aşk var ortada ne de susmam için bir sebep.
sus diyorum yine de kendime sus!
paragraf aralarında sakla acılarını ama sus!
her suskunluğun gidişlere sebep oldu
ama yine de sus diyorum kendime sus!
ne gidenleri bekledim, ne de beni bulmalarını istedim
sus dedim yine de kendime giden gitsin sen sus sadece!
düşün düşlerimden, aklımdan, hayallerimden düşün!
ne konuşacak gücüm var ne de kafamı kaldıracak..
siz de susun ve gidin!
kalplerinizi de alıp götürün bende bırakmayın!
kafamdaki seslere hiçbiriniz cevap olamadınız
olamazsınız...
anlasanıza!
yazdığım her yazının satır aralarında haykırıyorum acılarımı..
anlasanıza!
susuyorum sadece..
yaz diyorum kendime!
o kadar çok konuşan var ki bari sen sus!
sus diyorum kendime..
sadece gözlerini kapat ve sus!
mavi düşler kur kendine..
sus...